Seramentler 1 Sezon 2 Bölüm

Kelime Sayısı:1087

2 Bölüm

Deney Öncesi

1918

Londra

Mösyö kaldığı yerin alt katına mahzene inmek için dışarıya çıkmış mahzenin merdiven girişine doğru ilerlemişti, her yerde askerler vardı, güvenlik hat safhadaydı. Bu güne kadar yapılan Serament operasyonlarının hiç birisi durdurulamamıştı. Birinci dünya savaşın Birleşik krallık içte büyük zafiyete uğramıştı. Mahzene inen merdivene gelmişti. Aşağıya indi, içerisi lambalar tarafından aydınlatılmıştı, etrafta hücreler vardı ve geniş bir mutfağı vardı. Mutfak kullanılmıyordu toplu infazların yapıldığı yere dönüştürülmüştü. Eski hücreler artık işkence yerine dönüştürülürken Endülüslü tutulduğu yere geldi içeride hiç görevli yoktu. Mösyö olduğu yerde durdu ve yanında ki adama ‘’Korumalar nerede?’’ diye sordu. Mahzene indiğinden beri korumalar yoktu. Bir adım geriye attı. Arkasında ki korumaları onu geçip ilerlemeye başladığında mahzenin kapısı kapatılmıştı.  ‘’Eh Mösyö bizi arıyordunuz galiba’’ dedi. Elinde ki makineli belinin altında tutuyordu. Arkasında dönen korumalar bellerinde ki tabancalara davranıp ateş etmeye başladılar. Bir İngiliz beyefendisi giyinmiş olan Kaptan Osmanlı mermiler bedenine çarpıp içinde eriyor az da olsa enerjiye dönüşüp Serament bedenini güçlendiriyordu.

Endülüs hücresinden dışarıya çıktı, öldürdüğünü İngilizlerden aldığı tabanca birkaç el sıktı ve üzerine gelen korumalar bir kaçı yere devrilmişti. Kaptan Osmanlı silahın sürgüsünü çekip silahın ısınmasını bekledi sıcaklık değeri işaret barı olarak 25 dereceli sıcaklığa ulaştığında silah hazırlanmıştı. Mermiler üzerine gelmeye devam ederken Mösyö hücrelerden bir tanesine girmişti. Gizli tuğlayı ittirdi. Kaptan Osmanlı silahı kaldırıp ateşledi bağırma sesleri koridorda yankılandı birkaç saniye içinde dar koridorda sıkışmış saklanmayı akıl edemeyen İngilizler dar alanlar mermilerin kurbanı olup can vermişlerdi. Endülüslü ve Kaptan Osmanlı koridorun ortasında buluştular. Oraya gelene kadar odalara baktılar fakat Mösyöden iz yoktu. Endülüs ‘’Nereye gitmiş olabilir?’’ diye sordu. Kaptan Osmanlı gizli bir oda olmalı dedi ve Serament bakışını açtı duvarların arkasını görebilen yeteneği sayesinde gizli tüneli bulmuştu.  İşaret ettiğinde duvara tekme atıp duvarın çökmesini sağlamıştı. Mösyö tünelden koşarak kaçıyordu. Kaptan Osmanlı

‘’Buradan nereye gidebilir?’’ diye sordu. Endülüs ‘’Sanırım ezberlediğim plana göre eve çıkacak. Binanın planlarının bir çıkış yolu binanın uzağında ki bir eve çıktığını görmüştüm doğrusu böyle bir tünel yaptıklarına inanmak güç’’  dedi.  Endülüslü aklında ki planı gözü ile duvara yansıttı, Kaptan Osmanlı koordinatlarını aldı ve Keskin Nişancıya bildirdi. Kaptan Osmanlı ve Endülüs geriye döndü. ‘’Artık görevimiz sona erdi İstanbul’a geri dönüyoruz.’’ Dedi. Son bir şey söylemek istiyordu. ‘’Buna şaşırmaman gerek Endülüs İngilizler 1863 yılında Londra yer altı treni inşa ettiler. Dolayısı ile şehrin altında bu tarz tünellerin olması gayet normal. ‘’ Keskin Nişancı kendisine verilen koordinata baktı yanında ki binaya atladı, dürbünlü tüfeğinin uzaklık ayarını havanın durumuna göre yaptı. Birkaç dakika sonra Mösyö dışarıya çıkmış yanında ki korumalar ile yürümeye başlamıştı. Heyecanlıydı onları atlatacağını düşünmüyordu. Nişanını aldı mesafecisini rüzgârın ilerleyişini hesapladı ve hedefin çok yakınana kafasına gelecek şekilde mermiyi gönderdi. Mösyö sesi duyar duymaz durdu. Gelen mermi kafasından girip yumruk kadar delik açıp geçip gitti. Mösyö ‘nün cansız bedeni yere düştü.

2016

Rusya Federasyonu

B78-415 Deneyi

Bugün Rus bilim adamları için önemli bir gündü. Batı Sibirya’da 1971 donmuş vaziyette ele geçirilmiş Serament üzerinde B78-415 olarak adlandırılan deneyi yapacaklardı. Serament deneği daha önce 33 deneyden başarısızlığa uğramıştı. Son deney Doktor Makarov’un geliştirdiği yeni bir çözücü sayesinde Serament beynine girmeyi başarmışlar fakat öğrenebildikleri tek şey ‘’Mezardan ölüme kadar’’  kelimesi olmuştu. Araştırmalar bu yönde gelişebilmesi için Rus bilim adamlarına yardım eden Canan ve Tarık’tan yardım istemişlerdi. Gece boyunca çalışan Canan eve dönmüştü sıra Tarık’ın laboratuvara gitme zamanı gelmişti. Rusya için çalışan iki bilim adamı dönüşümlü olarak görev yapıyorlardı. Seramentlere ait hatıra defterini elinde tutuyorlardı. Tarık girişe geldiğinde arabası ve kendisi aranmıştı. İçeriye girdiğinde ilk onu kapalı otopark karşıladı.  Kontrollerden geçince deneyin yapılacağı bölüme gidebilmek için trene bindi. İki kabinli otomatik tren otuz kişi içerisini alıyordu. Tarık trene bindikten sonra gideceğini istasyonu ayarlardı ve yerini oturdu. Kapılar beş saniye açık kaldıktan sonra kapandı ve robot kadın sesi iyi yolculuklar deyip treni hareket ettirmeyi başladı.

Tren deneyin yapılacağı yere giderken deney bölümünde hareketlilik vardı.  Araştırmalar büyük bir gizlilik ile yönetiliyordu. Rus bilim adamları uzun süren çabalardan sonra mezara diri diri gömülmüş insan bulmuştu. Bir tesadüf sonucu Sovyetlerin sözünü dinlemeyen bir grup insana toplu mezar hazırlanırken yerin altında insan olmayan yaratık bir canlı diri diri gömülmüştü. Bu konuda birçok şaşılacak şey vardı. Sibirya da insan olmayan beden gömülmüş üsteli diri diri olduğu tespit edilip halen yaşıyor olduğu saptanmıştı. Bedeni donsa da soğukta hareket edemiyordu. Nefes almamasına rağmen kalp atışlarının çalıştığı tespit etmişlerdi. Ruslar onu yerin altında gizli bir laboratuvar inşa ederek onu incelemeye almışlardı. Onun bedeninde yüksek miktarda Serament kaynağını keşfetmeleri ile araştırmanın seyri değişmiş ve devlet bu araştırmaya bizzat el koymuştu. Rusya’nın yeniden güçlenmesi için bu kaynağa ihtiyaç vardı.

Bilinmeyen varlığın kanında bulunan Serament miktarı ile elektrik enerjisi sağlanabildiğini ve zırh geliştirebildiğini anlaşılmıştı. Onu hareketsiz tutmaları için dondurmaya ihtiyaçları vardı. Onun için hazırlanan kapsül -142 derece soğukta soğutuluyordu. O sürekli gözetim altında tutuyordu. Doktor Makarov ofisine geçti. Asistanı ve diğer bir kaç bilim adamı onu orada bekliyorlardı. Devletin ona baskı yapması hiç hoşuna gitmemişti. Vaktinin daraldığını hissediyordu. Araştırmalarda gözle görülür bir şekilde ilerlemesine rağmen devleti bir türlü tatmin edemiyordu. Rusya bu Serament atağı ile birlikte Amerika geçip yeniden dünyada tek süper güç olmanın derdindeydi. Makarov onun üzerinde yapacağını deneyi hızlandırma yoluna gitmiş zaten enerji ve zırh elde edilebiliyordu fakat Ruslar ondan yaşam kodlarını kırıp onun gibi Rus ordusuna hizmet edecek özel Rus birimi kurmalıydı. Onlar robotları Ru-07’leri üretmişlerdi fakat gelişmiş yapay zekâya sahip değillerdi ve dayanıklılıkları Amerikan ve İngiliz robotlara göre daha az dayanıklıydı idi. Rus bilim adamları maliyeti düşürüp sürümden kazanma denemelerinde çok başarılıydı. Makineler diğer devletlerin yaptıklarından aralarında fazla yoktu. Sürekli geliştirme aşamasındaydı. Robotlara uygulanamayan tek şey Serament zırhı robot üretememeleriydi. Üretilen Serament zırhı robotlara değdiği an onları devre dışı bırakıyordu.

 

Oda ya girdiğinde onları dinlemeye hazırdı masasına oturdu. Biraz oturmak istiyordu son 10 saattir ayaktaydı temel ihtiyaçları dışında bugün hep ayaktaydı.

 

”Son durum nedir?” diye sordu. İsteksiz konuşma tarzı vardı. Asistanlar ve diğer bilim adamları çalışma saatlerinin 100 çıkarılmasından memnun değillerdi. Başlangıç için 60 saat düşünülmüştü. Hükümet onları sürekli çalıştırarak sonuca ulaşmalarını istiyordu. Seramentten bütün yeryüzünün kaynaklarını öğrenilmesiydi.  Asistanlardan bir tanesi

 

”Efendim beynine ulaştık fakat içindeki bilgileri açamıyoruz. Çok iyi şifrelenmiş şifreleri çözmemiz için iyi bir çözücüye ihtiyacımız var” dedi.  Bilim adamı Dorinov diğerlerinin arasından sıyrıldı. Seramenti çok iyi analiz etmişti. 6 aydan beri onun her tepkisini dikkate almış ve not etmişti. 6 ay sonra ilk defa bir şeyler paylaşacaktı. Elinde ki not defteri ile on tarafa çıktı.

 

”Efendim mesela Osmanlıca değil.” dedi ve durakladı, hala tereddüt ediyordu. Odada ki herkes ve özellikle Makarov ona bakıyordu. İlk defa bu bakışları görüyordu. Herkesin bilmediği bir şeyi o nasıl bilebilirdi. Odadakiler bunu sorguluyordu. Makarov bir öneri daha dinleyecek sonra onlara gerçeği söyleyecekti. Makarov

 

”Mesela ne o zaman söyle genç adam?” dedi. Makarov sırtını cama yasladı. Göz ucu ile dondurulmuş Seramente bakıyordu.

Bu yazı Seramentler Hikayesi kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Seramentler 1 Sezon 2 Bölüm için 2 cevap

  1. MaddogKatsuro’in profil fotoğrafı MaddogKatsuro der ki:

    Seri kaplumbağa hızında ilerlese de bütün Serament hikayelerini tek kitapta topluyorsun Allah yardımcı olsun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir